Değerli ziyaretçiler, Osmanlı İmparatorluğundan bu yana devam eden derin devlet yapılanmalarında, yazılanlar çizilenler, tartışılanlarla beraber asla bir sonuca ulaşılamadı, bitirilemedi. Bunun nedeni ise bu yapılanmanın sadece Türkiye de değil istisnasız tüm dünya devletlerinde bulunduğunu, her devletin derin devletinin var olduğu tartışılmazdır.
Derin devlet sadece bir tane olmaz değerli ziyaretçiler, Sağcı derin devlet, İslamcı derin devlet, Solcu derin devlet, Liberal derin devlet diye ana kategorilere ayıracak olursak, birisinin bittiği yerde diğeri kendisine büyüme ortamı bulup yine varlığını sürdürmektedir. Türkiyenin yakın tarihine dikkat ederseniz, sağcı-solcu, laik-antilaik, alevi-sünni, türk-kürt çatışmasıda bunlara dayanır. diyelimki, bir ülkede sol derin devleti kuvvet buldu işte o zaman kulağınıza aşina gelen bir söylem duyarsınız. "Din elden gidiyor, türkiye kominist dinsiz olacak, Dinsizler Rusyaya" sloganları ile sağ gruptaki ve İslamcı gruptaki derin devlete göz kırpılarak, sol cenah zayıflatılır. sindirilir. 15-20 yıl kadar beklenir. Bu sefer kuvvet bulan, pazulanan İslamcı derin devletin gücünden endişe edildiği anda, yine o bildik sloganlar atılarak "İrtica hortluyor, Türkiye iran olamaz, kahrolsun şeriat" (bu arada şeriat kelimesi "Allahın kanunları" anlamına gelmekle birlikte halkın en çok sevdiği kelime iken, bu ifade toplumdan tam 60 senede kademe kademe nefret ettirildi) sloganları ile İslamcı derin devlet zayıflatılarak sol Derin devlete açık bir alan bırakılır. daha sonra din üzerinden, Alevi Sünni, Laik, şeritçı. Milliyetçilik üzerinden Kürt , Türk çatışmaları körüklenerek tüm derin devletler kuvvet bulduğunda sırası ile zayıflatılmıştır. şimdi hepinizin aklına takılan soru şu iyide o zaman 1 numara kim? İşte onu kimse bulamadı. bulamazda. zira 1 numara her zaman değişkendir. Bazen hükümeti yöneten kişi olur, bazen mevcut hükümeti yıkmak isteyen kişi olur. bazen dışarıdan olur bazen içeriden olur. yorumlar bölümüne sizde tahminlerinizi ekleyebilirsiniz? işte bu duygularla şimdi sizleri sağ cenahtan ilginç yapılanması ile hıristiyan aleminden tutunda, PKK terör örgütüne kadar, İslamcı guruplardan sol gruplara kadar ilişkileri bulunan profesyonel bir derin devlet sorgulaması ile başbaşa bırakmak istiyorum. bu arada sağ görüşlü arkadaşlarımızın Ergenekon isminin yıpratılması hususunda ergenekon destanına ait kısa bir bilgi vermekle birlikte bu arkadaşlarımızında ergenekon operasyonu ile Göktürklerin ilişkilendirilip Türk tarihinin yıpratılmak istenmesi görüşlerinde kaygılarının yersiz olduğunun altını çizmek isterim.
Ergenekon destanı, Göktürkler'in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır. Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası'nda yeniden çoğalıp tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır
Kaynak : (Wikipedia)
Ergenekon terör örgütüne ilişkin 8 aydır yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen belgeler, örgüte yurtdışından 5 yılda 50 milyon dolar geldiğini ortaya koydu. Belgelerde transferlerin Türk Ortodoks Kilisesi'ne bağış adı altında yapıldığı da anlaşıldı.
Dikkat çekmemek için Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'un üzerinden 'bağış' adı altında transfer edilen paraların, suikastler ve bombalı eylemler için kullanılarak kaos ortamı yaratılacağı belirlendi.
Çetenin Bölge'de yaptığı eylemler
15 Temmuz: Hakkari'de Kıran Mahallesi'nde Hacı Demir yönetiminde seyir halindeki bir otomobilde patlama oldu. Olayda 3 kişi yaralandı.
20 Temmuz: Yüksekova Lisesi Lojmanı önünde bulunan çöp kutusu önüne bırakılan patlayıcı madde büyük bir gürültü ile patladı. Olayda bir kişi yaralandı.
29 Temmuz: Hakkari Dağ ve Komando Tugayı'nda görevli astsubaylar Şevket Kaygusuz ve Burhan Baykal'ın araca bindikleri esnada, önceden yerleştirilen bomba uzaktan kumanda ile patlatıldı. Olayda 2 asker öldü, 3 kişi yaralandı.
2 Ağustos: Yüksekova'da Cengiz Topel Caddesi Şehirlerarası Otobüs İşletmeleri Yazıhaneleri'nin bulunduğu mevkide bomba patladı.
6 Ağustos: Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı Askeri Gazinosu ile askeri misafirhane arasındaki bölgeye bırakılan patlayıcı maddenin patlaması sonucu 5 asker yaşamını yitirdi.
1 Eylül: Şemdinli'de Dünya Barış Günü nedeniyle kurulan Barış Çadırı yakınında bomba patladı. 1'i ağır 5 kişi yaralandı.
1 Eylül: Yüksekova'da Akarsu İş Merkezi'nin bodrum katına yerleştirilen bomba patladı.
10 Eylül: Korucubaşı Hasan Öztunç'un Yüksekova'daki evine iki adet el bombası atıldı.
15 Eylül: Yüksekova'da Zağros İş Merkezi bombalandı.
3 Ekim: Yüksekova'da çöp kutusuna bırakılan patlayıcı madde büyük bir gürültü ile infilak etti. Olayda bir komiser beş polis memuru yaralandı.
11 Ekim: Hakkari'de park halindeki otoların arasına konulan bomba infilak etti.
20 Ekim: Yüksekova'da Huzur Lokantası'nın önünde patlama yaşandı.
25 Ekim: Yüksekova'da bir bekçi kulübesi yanında bomba patladı.
28 Ekim: Zağros İş Merkezi ikinci kez bombalandı.
1 Kasım: Şemdinli'de gece geç saatlerde jandarma lojmanlarının yanına park eden 150 Kg TNT yüklü araçta büyük bir patlama meydanı geldi. 3 polis, 4 asker olmak üzere toplam 23 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. 67 ev ve işyeri hasar gördü.
9 Kasım: Şemdinli'de Umut Kitabevi'ne 2 adet el bombası atıldı. Bir itirafçı, iki astsubay suçüstü yakalandı.
9 Kasım: Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin önünde inceleme yapan savcıya ateş açıldı. Ateşi açan astsubay yakalandı. Açılan ateşle bir kişi hayatını kaybetti.
15 Kasım: Yüksekova'da halkın üzerine ateş açıldı. 5 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı.
16 Kasım: Hakkari'de halkın üzerine ateş açıldı.15 kişi yaralandı.
10 Kasım: Silopi Cumhuriyet Başsavcısı'nın aracına yerleştirilen bomba patladı.
20 Kasım: İtirafçı ve korucular Silopi Emniyet Müdürlüğü'ne el bombası ile saldırı gerçekleştirirken yakalandılar.
22 Kasım: Silopi'de bir mağazaya bombalı saldırı gerçekleştirildi.
TRANSFER ERENEROL'A
Ergenekon örgütünü uzun süre takip eden polis, soruşturma için önemli belgeleri ele geçirdi. Belgeler, yurtdışından 5 yıl içinde toplam 50 milyon doların Türk Ortodoks Kilisesi'ne bağış adı altında örgüte gönderildiğini kanıtlıyor. Hrant Dink suikastı başta olmak üzere, Türkiye'nin çeşitli illerinde kaos ortamı oluşturarak darbeye zemin hazırlamak için kullanılacağı tahmin edilen paranın, dikkat çekmemek için Türk Ortodoks Kilisesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'un üzerinden yurda sokulduğu da belgelendi.
KİLİSEDE HAFTALIK TOPLANTI
Kilisede, Ergenekon örgütünün üst düzey yöneticileri olduğu iddia edilen Veli Küçük, Zekeriya Öztürk, Fikri Karadağ ve Kemal Kerinçsiz'le haftalık olağan toplantılar yapan Sevgi Erenerol'un, çok aktif bir rol üstlendiği de belirlendi. Erenerol'un, kilisenin kimliğini kullanarak örgütün yurtdışı işlerine takip ettiği ileri sürüldü.
PKK BAĞLANTISI DA VAR
Örgütün Almanya'da bazı örgütlerle bağlantılı olduğuna dair bilgiler elde edildi. PKK'nın uyuşturucu tacirlerinden alınan haraçlarla kendine maddi kaynak sağlayan örgüt üyelerinin askeri darbe için kaos ortamı oluşturmak amacıyla PKK ve Dev Sol gibi bölücü terör örgütlerinin ileri gelenleriyle görüşmeler yaptıkları belirlendi. Emniyet Genel Müdürlüğü Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, Ergenekon örgütü ile Cumhuriyet mitingleri ve PKK'nın eylemleri arasında son yıllarda paralellik olduğunu söylemişti.
İki gün bir gece sorgulandılar
Ergenekon terör örgütünün üst yönetimini oluşturduğu iddia edilen Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Fikri Karadağ, Sevgi Erenerol, Hüseyin Gürüm ve Güler Kömürcü'nün savcılık ve mahkeme sorguları önceki gün başladı. Gece boyunca devam eden sorgu dün akşama saatlerinde mahkemenin tutuklama kararlarıyla son buldu. Savcı Zekeriya Öz ve Mehmet Ali Pekgüzel, Ergenekon üyelerini iki gün boyunca Hrant Dink ve Trabzon'da rahip Santoro cinayetleri ile Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastı ve ülkede kaos ortamı oluşturmaya yönelik eylem planlarına ilişkin sorular yöneltti.
Kilise BBG Evi gibi
Terörle Mücadele ekipleri Ergenekon terör örgütünü deşifre edebilmek için birbirinden ilginç yöntemler kullandı. Örgüt yönetimindeki Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol, Zekeriya Öztürk ve Fikri Karadağ'ın Türk Ortodoks Kilisesi'nde düzenli toplantı yaptığını belirleyen ekipler, 2 ajanı patrikhaneye soktu ve binanın değişik yerlerine 'böcek' diye bilinen dinleme cihazları ile kameraları yerleştirerek örgütü adım adım izledi. İstanbul Polisi'nin el koyduğu 150 bilgisayardaki bilgilerin incelenmesinin 2 ay süreceği belirtiliyor.
CIA, MOSSAD VE BND
İstifade Kaynaklar: Haber 10 / Yeni şafak
stifade Kaynaklar: Haber 10 / Yeni şafak
Belgelerin, geçmişin üstündeki karanlığı kaldırıp kaldırmayacağı merak ediliyor
Her zaman karanlık ilişkileri ve sırlarıyla gündeme gelen Veli Küçük'ün arşivi, Ergenekon operasyonunda evinde yapılan aramalarda ele geçirildi. Susurluk skandalından Danıştay saldırısına, Dink'in öldürülmesinden, pek çok faili meçhul cinayete kadar her taşın altından çıkan Veli Küçük, ne çağrıldığı TBMM Susurluk Komisyonu'na gitmiş, ne de hakkında adli soruşturma açılabilmişti. Şimdi içinde devletin gizli belgelerinin de yer aldığı öne sürülen Küçük'ün büyük arşivinin, 'derin'de kalan birçok olayı aydınlatması ihtimali doğdu.
Ergenekon operasyonunda tutuklanıp Kartal Cezaevi'ne konulan Veli Küçük'ün evindeki ajandalar, CD ve bilgisayar hafızasındaki bilgilere el konuldu. Ayrıca Küçük'ün çok geniş ve içinde devletin gizli belgelerinin de bulunduğu geniş bir arşivine ulaşıldığı öne sürüldü. Gazetelerde yer alan bilgilere göre Veli Küçük, mahkeme sorgusunda evindeki arşivi doğruladı ve bu kadar çok sayıda belgenin elinde bulunmasını 'meslek hastalığı' olarak açıkladı. Görev sırasında kendisine değişik yerlerde ulaşan bilgileri dosyalayarak muhafaza ettiğini söyledi. Ancak yine Küçük'ün ifadelerinden anlaşıldığına göre emekli olduktan sonra da kendisine bilgi ve belge akışı devam etti. 'Gizlilik niteliği' yüksek olan belgeleri arşivlemediğini söyleyen Küçük'ün kamuoyuna yansıyan ifadelerinden elinde çok önemli belgeler olduğu anlaşılıyor. 2000 yılının ağustosunda Yüksek Askeri Şûra kararıyla emekli edilen Küçük'ün, emekli olduktan sonra düzenlenen belgeleri nasıl elde ettiği konusundaki soruya, "Emekli olduktan sonra da bu şekilde gelen bilgilere yer verdim. Beni sevenler bu tür bilgi ve belge akışını bana sağlar" yanıtını verdiği iddia edildi.
<******> var tmp; tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a"); for(i=0; i
BİR NUMARA KİM?
Tayyar, Veli Küçük�ün değil bir numara ilk 10�a bile giremeyeceğini söyledi. Başbakan Erdoğan�ın bir numarayı bildiğini söylüyor. Hatta kendisi de o kişiyi biliyor. İşte bugün Taraf gazetesinde yer alan ilginç şöyleşiden çarpıcı iddialar:
ŞEMDİNLİ BOMBASI:
Şemdinli bombası kesinlikle Ergenekon eylemiydi. Bölge halkıyla devlet karşı karşıya gelsin dev ateş Türkiye�yi sarsın istendi Şemdinli�ye kadar Hakkari�de 22 bomba patladı, ondan sonra ise hiç patlamadı, çünkü deşifre oldular...
VELİ KÜÇÜK SAFRA:
Veli Küçük, Ergenekon örgütünün tamamen deşifre olmasını önlememek için dışarı atılmış bir safra. Örgütün bir numaralı ismi değil, hatta ilk 10�a bile zor girer. Bir numarayı ben biliyorum, ama daha önemlisi bunu başbakan da biliyor.
BİR NUMARA İPUÇLARI:
Engenekon�un �Bir Numara�sı emekli orgeneral. �Bir Numara�nın Genelkurmay Başkanı�na bizzat kendi el yazısıyla yaptığı uyarıyı gördüm ben. Büyükanıt�ın açıklamalarından hazzetmemiş.
SÜREKLİ DEĞİŞİYOR:
Bir numara belli aralıklarla yenileniyor. Çünkü devletin içinden kolay destek alması için isminin ve ilişkilerinin eskimemiş olması lazım. Ki aradığında ona komutanım deyip hizmet etsinler.
DARBE PLANI:
MİT Başkanı Atasagun, Aytaç Yalman�a gidiyor. �Paşam, Şener Eruygur�la ilgili kötü duyumlar alıyoruz. Herkesin olan bitenden haberi var� diyor. Herkesin dediği başbakan. Olan biten de darbe planı.
DANIŞTAY DA ERGENEKON İŞİ:
Danıştay cinayetinin tetikçisi Aslan, Ergenekon�un uzantısı ve tipik bir mafya. Senet tahsil ediyor.
ÖZEL KUVVETLER ÖNLEDİ:
Özkök, dört komutanın darbe planına tek başına direnmedi. Arkasında özel kuvvetler vardı.
<