Yapılan araştırmalarda aslını unutmuş Afşar kökenli kişi veya köylerin kendisini Türk, Türkmen, Yörük, Yerli, Köylü gibi adlarla tanıtmalarının yanı sıra, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Türkmen cemaatlerinin Kürtçe konuşmaları sonucunda Kürtleşmiş olmalarına veya Kürtleşmeye doğru gitmelerine sebep olmaktadır. Bu sebeple Bazı bölgelerde Kurmanç adı altında Türk dilinden Bayat, Bayındır, Salur, Beydili, Döğer, Büğdüz, Yıva, Karkın, Küresinli (Kasımoğlu), Milli, Karakeçili, Türkan, Tilki, Atmalı, Kızkapanlı, Çakallı.... gibi Türkmen boylarıyla birlikte Avşar Türkmenleri de uzaklaşmış ve Türklüklerini unutmuşlardır. Kürt denilen bu insanların şahıs adları da Türkçe’dir. Sözgelimi, Milli aşiretine mensup kişiler arasında adı Avşar olanlar vardır. Bugün hala Kürtler arasında Avşar adlı obalara rastlanması önemlidir. Bu vesile ile Ali Rıza Yalgın’ın tespitlerini aktararak hem dil meselesi hem de büyük Avşar Ozanı Dadalloğlu’nu da hatırlamış ve selamlamış olalım; Şöyle ki !.
“1937 yılında Endel köyünden İbiş Kahyaoğlu Molla Ömer, Yalgın’a Dadaloğlu hakkında şunları söylüyor “O, bizden değil, Dadaloğlu Avşardır. Reyhanlı’dan Mürseloğlu ile Bozdoğanlı’dan Çapanoğlu Binboğa’ya Sahra’ya gitmişler. Canları iyi aşık istemiş. Dadaloğlu’nu Afşar içinden çağırmışlar. Âşık gelmiş. Ona, birkaç türkü söyle, söyle ama içine Avşarı katma demişler. Dadaloğlu’na karı boşatmışlar. Dadaloğlu söz vermiş, türküye başlamış. Fakat hiç çare yok gine Avşarı karıştırmış ve dinleyen beylere demiş ki “sıraya gelirse aşık, kafiyeden geçmez. Ben Safiye’den geçerim ama kafiyeden geçmem.” Karısını talak ile boşayıp yine Avşardan bahsetmiş.” Ömer ağa devamla “Aşirette dağlarda yaşayanlara “Kürt” derler. Bir gün Cerit’ten Bekir Hasan Bey, Dadaloğlu’nu odasına çağırmış, türkü söyletiyormuş. Mecliste iki adam Dadaloğlu’nu dinlerken birbirinin kulağına fısıldamışlar. Demişler ki : “Bu aşık iyi aşık, ama Kürt olmasaydı.” Dadaloğlu bunu duymuş, söylediği türküyü bırakmış bu heriflere cevap vermiş:
“Atına vurdu da gümüş ireşme
Tecerli’den Cerid’e baş koşma
Ha dence bin atlısı binerde serçeşme
Mürseloğlu Kürt yeğeni değelmi“
“Yoğ, yoğ olmuş da gidiyor göçü
Bağ ve bostan olmuş evinin içi
Darılınca da Şammar’a yiyirdi göçü
Kerimoğlu Kürt yeğeni değelmi.?”
İkincisi; Orta Asya'dan batıya doğru büyük göçle tarihin akışını değiştiren, Selçuklu devletlerini ve Osmanlı İmparatorluğu'nu kuran Oğuz boyları adlarının (dolayısı ile Avşar Boyunun adlarının da) Anadolu'daki kullanımının giderek azaltılmasıdır.
Dil sorununun doğal sonucu olarak ortaya çıkan AD sorunudur. Osmanlı Devleti zamanında 1500'lü yıllarda yapılan bir araştırmada bugünkü Türkiye sınırları içinde bulunan 899 yerleşim biriminin, bir Oğuz boyu adını taşıdığını belirten araştırmacı İdris Adil, ''1966 yılında tarihçi Faruk Sümer'in yaptığı araştırmada, Oğuz boyu adını taşıyan yer adı sayısını 439 olarak belirlemişti. Ancak son yapılan araştırmalarda bu sayının 289'a kadar düştüğü ortaya çıktı'' şeklindeki tespiti konunun hangi vahim noktalara geldiğinin açık bir ifadesidir.
Daha çok ilçe, belde ve köy yerleşim birimlerinin adı olarak kullanılan Oğuz boylarına ait adların kaldırılarak yenilerinin verildiğini, hatta değişiklikler için referandum bile yapıldığı günümüzde; değişiklikteki en önemli nedenin ise yöre halkının bu adların ne anlama geldiğini bilmemesinden kaynaklanmasıdır. Bu da yukarıdaki tespitimizi doğrulamakta, etnik köken; kullanılan lisan ile unutulmakta/unutturulmakta Türklüğün ana damarları, adeta tıkatılarak kurutulmak istenmektedir.
Değerli araştırmacının tespitlerine göre; Osmanlı ailesinin mensubu bulunduğu Kayı Boyu'nun adını taşıyan yer adı sayısının 94'ten 21'e düşmüş; Selçuklu ailesinin mensubu bulunduğu Kınık Boyu'nun adını taşıyan yer adı sayısı 81'den 30'a; Dadaloğlu başta olmak üzere ozanlarıyla tanınan Avşar-Afşar Boyunun adını taşıyan yer adı sayısı 86'dan 32'ye; Eymür-Eymir-İmir Boyu'nun adını taşıyan yer adı sayısı 71'den 7'ye; Yüreğir-Üreğil Boyu'nun adını taşıyan yer adı sayısı da 44'den 9'a düşmüştür.
O halde şimdi yazı dursun, Avşar Sözü konuşsun..
Kara çadır is mi tutar
Altın tabak pas mı tutar
Kozanoğlu ölmeğilen
Avşar boyu yas mı tutar ?
Evet.. İs, Pas ve Yas tutmayacağız, tutturmayacağız. Oynanan ve oynanmak istenen oyunları teker teker bozacak ve yerine Türk'ün var olma iradesini koyarak bütün dünyaya kanıtlayacağız.
Son sözü Türk Töresi gereğince Dedem Korkut’a bırakalım:
“Dedem Korkut gelip boy boyladı, soy soyladı. Bu boy Avşar oğlu Alp Arslan’ın olsun, benden sonra alp ozanlar söylesin, alnı açık cömert erenler dinlesin dedi.
Yöm vereyim hânım!
Yerli kara dağların yıkılmasın!
Gölgelice kaba ağacın kesilmesin!
Kanlı akan güzel suların kurumasın!
Kadir Tanrı seni namerde muhtaç etmesin!
Koşar iken ak boz atın sürçmesin!
Vuruşanda kara polat öz kılıcın çentilmesin!
Allah veren ümidin kesilmesin!
Âhir sonu arı imandan ayırmasın!
Ak alnında beş kelime dua kıldık, kabul olsun!
Yağıştırsın, deriştirsin, günahınızı adı görklü Muhammet’e bağışlasın, hânım hey!“
Sağlıcakla kalın …
Alah’a emanet olun..
/div> postacı
<