Alaattin Çakıcı'nın mektubu...
Sayın Can Dündar bey,
Bir gazetecinin üslubu ve ahlaki değerleri kendisinin onurudur.
Siz ve bazı arkadaşlarınızın tavrı, elinizdeki kalemini kullanarak sınır tanımadan kişilerin onuruna saldırma hakkını nereden alıyorsunuz?
Sizlerin biri savcı, diğeri yargıç gibi işinize geldiği türde tüm gayri ahlaki kuralları kendi kişisel çıkarlarınız doğrultusunda yasal zeminlere taşıyorsunuz. Soruyorum size, siz devletin yasal kurumlarının birer üyeleri misiniz? Sizlerin tanımına göre çeteler ülkeye zarar veriyor. Küresel medya patronlarının Türkiye’deki işbirlikçi elemanları olarak, çeteleştiğinizi biliyor musunuz? Siz kamu adına kişilere soru sorma hakkını kendinizde buluyorsunuz, size de halktan birilerinin ülkeyi uluslararası sivil toplum örgütlerine, kapitalizmin küresel patronlarına uşaklık yaptığınızdan dolayı, vatandaşın da soru sorma hakkı olduğunu biliyor musunuz? Türkiye’nin son yaşadığı Hrant Dink şokunun yüzde doksanın sorumluluğunun sizlere ait olduğunu biliyor musunuz?
Günah ve sevaplarıyla toprağı bol olsun, insan olmanın gereği dünyanın merkezine erdemli insanı oturtturmaktır. İnsan anneyi, babayı seçme şansına sahip değildir. Ermeni olmak ta suç teşkil etmiyor. Siz eski marksist, yeni liberal solcu küreselleşmenin bu ülkedeki medyadaki yerli işbirlikçileri, sürekli Türk milletine saldırıyor. Bakınız beyefendi, benim anladığım manada milliyetçilik başka milletlere saygı, kendi milletine de itina ve özen göstermektir. Nedense küresel güçlerin Türkiye’deki güçlerin tetikçileri, ulus devleti küçültüp, amaçları olan etnik kökenlere göre küçük ulus devletlere bölmeye çalışıyorsunuz. Siz bir şeyi karıştırıyorsunuz kemik ve kafatasına göre saf bir milleti yaşadığımız dünyada bulmamız mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyetini Türkler kurmuştur. Değişik motiflerdeki insanlarımız yurttaşlık bağı ile, kurucu öge gibi sevip, kollaması gerekir.
VATAN BİR ANADIR. DEVLET DE KURUMLARI İLE KORUYUCU KANATLARIDIR.
Devletin görevide temel hak ve özgürlüklerini, hukukun üstünlüğünü anayasada koruma altına almak ana ilkesidir. Bir ülkede devlet bireylerin temel hakkı olan yaşama hakkını teminat altına almıyorsa, o ülkenin çivisi çıkmıştır. Bağımsız yargı devletin omurgasıdır. Liberal demokrasinin en uç noktası, bireysel özgürlüklere sonsuz, yasal güvence verir. Fakat bu sonsuzluk, başka bireyin ve kamusal alanı, ihlal etmemelidir. İskandinav ülkelerindeki, sosyal demokrasi, bireye kitle demokrasisine kamusal alana saygılı ve yasalara uyma zorunluluğu getirir. Cumhuriyetimiz bir ulus devlettir. Tüm ülkede yaşayanların, temel hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğü, milli gelirin toplumun değişik katmanlarına eşit şekilde dağılması ve etnik ayrım gözetmeden işte bu demokrasiye göbekten bağlı işte bu ulus devletin en güzel örneğidir. Merak ediyorum, sizin adınız Can mı, Jan mıdır? Son Nuri Gündeş’i NTV’de söyleşi programınızda izledim. Şahsımla ilgili bazı sözlerini çarptırdınız. Siz Alaattin Çakıcı’nın, ağzının ayarının sınır tanımadığını biliyor musunuz. Alaattin Çakıcı eğer devlete zarar verseydi, iki kere yurtdışında yakalandığında, tüm gizli servislerce günlerce çapraz sorgulanmıştır. Avrupa devletlerinden herhangi biri benle ilgili ülkeme zarar vereceği yasal bir soru sordu mu?
Yine sizin aynı gazetenizde Yavuz Ataç’ın benimle ilgili bir sözü var: Alaattin Çakıcı ülkeler arası krizi önlemiş bir adamdır. Herhalde bu satır gözünüzden kaçtı. Bakınız beyefendi lütfen yaptığınız işi insani ve mesleğinizin ahlaki kuralları çerçevesinde yapmaya çalışın ve akıllı olmanızı sizden rica ediyorum. Yinede beyefendik bende kalsın. Selam ve sevgiler ile esenlikler dilerim.
Alaattin Çakıcı
08.02.2007
/div> postacı
<